29 Mayıs 2007 14:49 · cindy
· Etiketler
Güzellik için iyi su
Son moda 'iyi' suyla yüz yıkamak
Su aslında güzelliğiniz için en önemli maddelerden biridir. Ama yüzünüzü ve saçınızı yıkadığınız suyun kalitesi çok önemli. O yüzden güzelliğine düşkün birçok kadın temizlik için kaliteli su markalarını kullanıyor.
Hayatın kaynağı olan su güzelliğiniz için de çok önemlidir. Her gün belli bir miktarda su içmeniz gerektiğini biliyorsunuz, bu suyu da kaliteli su markalarının arasından seçiyorsunuz. Ama aslında yüzünüzü ve saçınızı yıkadığnıız suyun kalitesi de çok önemli. Musluk suyunun içindeki demir, bakır, magnezyum, çinko ve kurşun gibi ağır metaller serbest radikallerle etkileşim içine girerek cildin kolajen dokusunu zayıflatıyor. Aynı zamanda cildin doğal yağını kalınlaştırarak gözenekleri tıkamasına ve böylece, akne, siyah nokta, genişlemiş gözenekler ve kırmızılığa yol açıyor. Bundan kaçınmak istiyorsanız yüzünüzü arı suyla ya da içme suyuyla yıkamanız gerekiyor. Birçok ünlü yüzleri için Evian benzeri ünlü su markalarını tercih ederken yüzlerini temizlemek için maden suyuna başvuran ünlüler arasında Deniz Seki ve Türkan Şoray da bulunuyor.
28 Mayıs 2007 12:13 · cindy
· Etiketler
Cildinize doğru bakım yapıyor musunuz?
Vücut yağları, yağlı cilde neden iyi geliyor? Gece kremleri 30 yaşından sonra neden mutlaka kullanılması gereken bakımlar arasına giriyor? Tonik, cilt için bir gereklilik mi, yoksa lüks mü? İşte bu soruların yanıtları ve cilde dair tüm ayrıntılar...
Genel olarak bakıldığında, dünyanın en iyi kremi bile cilt temizliği sırasında işlediğimiz günahları affedecek kudrete sahip değil. Bu yüzden temizlik sırasında en önemli nokta hiçbir şeyi yanlış yapmamak. Hassas ve kuru ciltlerin ihtiyacı olan temizlik ürünü sadece sütler ve kremlerdir. Önemli olan ürünlerin bileşiminde nem tutan (örneğin aloe vera) etkili içeriklerin bulunmasıdır. Sütlü emülsiyonlar ve köpükler özellikle normal ve yağlıcilt tipleri için idealdir. Çok yağlı ciltler ise jel ya da köpük temizleyicileri tercih etmelidirler. Aynı kural karma ciltler için de geçerli. Sabun kesinlikle yüz ve boyun bölgesinin temizliği için kullanılmamalı. Cildin üst katmanını çok fazla yağlandırdıkları için cildin koruyucu katmanı da bu yüzden zarar görebilir
28 Mayıs 2007 12:10 · cindy
· Etiketler
Akne neden olur? Nasıl kurtulunur?
Akne neden olur?
Normalde yağ bezlerin salgıladığı yağ deri yüzeyine çıkar. Ergenlik döneminde yağ salgısı artar. Yoğunlaşmış yağ kütlesi yağ bezi kanalını tıkayarak "komedon" denilen siyah ve beyaz noktaları oluşturur. Deride bulunan bazı bakterilerin de etkisiyle iltihap ortaya çıkar.
Kimlerlerde görülür?
Genetik, ırksal, hormonal, psikolojik faktörler kişinin akneli olmasında etkilidir. Bazı ilaçlar ve kozmetikler de akne yapabilir. Bazı meslekler akneyi etkiler. Sıcak ve rutubetli çevre akne için iyi değildir. Ergenlik çağındakilerin yüzde 80’inde farklı şiddetlerde akne vardır. Ergenlikten sonra da bazı kişilerde akne devam edebilir Kadınlarda adet kanamalarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda da özellikle kadınlarda yetişkinliğe kadar akne görülmeyebilir.
Diyetin faydası olur mu?
Çikolata, yağlı yiyecekler, kuruyemişler sık suçlanır. Ancak bilimsel olarak akneye neden olduğu ya da akneyi arttırdığı saptanmış bir yiyecek yoktur. Bununla birlikte sağlıklı beslenme herkes için olduğu gibi akneli hastalar için de gereklidir.
Akne neden tedavi edilmelidir?
Akne cildimizde ve psikolojimizde izler bırakabilir. En önemli tedavi nedeni bu izleri önlemektir. Aknenin cildimizdeki izlerinin tedavisi akne tedavisinden daha zordur ve yüzde yüz sonuç alındığı söylenemez. Tedavi sonucunda kişinin akneli geçireceği dönem kısalmış olur. Çünkü genelde ergenlik yüzündendir ve geçer denilen bu durumun ne kadar zamanda geçeceğini tahmin etmek zordur. Bazen yıllarca devam eder.
Sivilcede deriye sürülen ilaçlar ne zaman ve nasıl kullanılır?
Hafif ve orta şiddetteki akne tedavisinde çoğunlukla bu tür ilaçları kullanırız. Antibiyotik tedavisiyle birlikte de kullanılabilir. Kullanılan ilaçlar krem, jel, losyon, temizlik ürünleri şeklinde olabilirler. Krem tedavilerinin günde kaç kez ve nasıl uygulanacağı önemlidir.Çoğu sivilce kremi ciltte hafif kızarıklık, kuruma yapabilir. O yüzden çok fazla miktarda ve sıklıkta sürülmemelidir.
Ağızdan ilaç tedavisi ne zaman verilir?
Antibiyotik tedavisi harici tedavilerin yeterli olmadığı durumlarda uzun süreli kullanılabilir. Özellikle adet bozukluğu ve tüylenme şikayeti olan bayan hastalar hormonal açıdan da incelenmelidir. Doğum kontrol hapı gibi ilaçlar bu durumlarda kullanılır. Retinoid tedavisi A vitaminine benzer bir ilaçtır. Diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen veya hızla iz bırakan akneleri olan hastalarda uygulanabilir.
Akne izleri nasıl tedavi edilir?
Akne izlerinde laser, dermabrazyon, kimyasal peeling, dolgu maddeleri, cerrahi yöntemler kullanılabilir. Hastaya göre kullanılacak yöntem değişir.
Lazer tedavisi kime yapılır?
Lazer tedavileri öncelikle izleri gidermeye yöneliktir. Akne tedavisinde kullanımıyla ilgili çalışmalar da vardır. Akne tedavi edildiğinde bazı hastalarda akne yerlerinde kalan kızarıklıklar ve deri yüzeyini bozan izler hastalar için büyük kozmetik problem oluşturmaya devam eder.
Lazerler nasıl etki eder?
Lazer sistemlerinin bazıları deride soyma yaparak etkili olurlar. 5–10 gün içinde deri yara olup iyileşir. Bir süre hafif bir kızarıklık olabilir. Bu lazerler iz, lekelenme, enfeksiyon gibi riskler nedeniyle sınırlı hastalarda deneyimli doktorlar tarafından uygulandığında başarılı olabilir.
Deriyi soyan lazerlerin uygulama zorluğu nedeniyle kullanımları çok sınırlıdır. Yeni lazer sistemleri bu açıdan çok avantajlıdır. Aslında uzun yıllardır kılcal damar tedavisinde kullanılan Pulse-dye lazer artık hafif ve orta şiddette sivilce ile birlikte olan kızarıklığın tedavisinde kullanılıyor. Ben de bu lazerle hastanın günlük yaşamını etkilemeden çok başarılı sonuçlar aldım. Bu lazerin ayrıca kollajen üretimini arttırıcı etkisi bulunuyor. Çöküklükler kabarıklıklar şeklinde oluşan izlerde de faydalı olabiliyor. Bu lazer FDA onaylı yurtdışında da çok kullanılan bir lazer çeşidi.
Pulse dye lazer tedavisi kolay mıdır?
Pulse-dye lazer tedavisi hastayı kısa sürede etkili ve güvenli bir şekilde görünüm açısından da memnun eden bir tedavidir. Tedavi süreci hastanın normal yaşamını sürdürmesini kısıtlamaz. Deri yüzeyini etkilemez. Birkaç gün sürebilen kızarıklık, morluklar olabilir. Kapatıcıyla kapatılabilirler. Işe, okula devam edebilirler.
Kaç tedavi seansı gerekir?
Sonuçlar 3–4 haftada alınmaya başlar. Genel olarak bir kaç seans tavsiye edilir. Her tedavi seansı 15–20 dakika kadar kısa sürer.
Tedavi ağrılı mıdır?
Hayır. Tedavi sırasında hafif bir rahatsızlık duyulabilir. Bu genelde bir lastiğin deri yüzeyine çarpması şeklinde bir histir.
Akne Tedavisinde yapılan yanlışlar nelerdir?
En önemli eksiklik hasta doktor iletişimidir. Hastanın akne hakkında fazla bilgiye sahip olmaması, hastalara yoğunluk içinde akne ve tedavi hakkında fazla bilgi verilememesi bir müddet sonra tedavinin yan etkiler nedeniyle ya da işe yaramıyor diye bırakılmasına neden olabilir. Bazı hastalar da ilaçları düzensiz kullanmakta bu yüzden de başarılı sonuç alamamaktadır. Akne tedavisi basamaklar halinde uygulanır. Mevcut tedaviye cevap alınamıyorsa bir üst basamağa geçilir. Bunun içinde genelde 4–8 hafta kadar beklemek gerekir.
Tedavi sonrası akne tekrarlarsa ne yapmalı?
Öncelikle akne geçse bile doktorla konuşmadan ilaçların bırakılmaması gerekir. Bu gibi durumlarda hastalığın tekrarlama riski daha fazladır. Bazı hastalarda akneler inatçıdır ve gerekirse tedaviler doktor kontrolünde tekrarlanabilir ve sonuç alınır.
17 Mayıs 2007 07:41 · cindy
· Etiketler
Cildiniz ne durumda
Bizler, kırışıklıklarımızın gerçek sorumlularıyız. Alışkanlıklarımız, stres ve güneş gerçekte sahip olduğumuz cilt yaşını belirliyor. Sizin cildiniz ne durumda? Bu konuda atmanız gereken adımları, en yeni gençlik formüllerini uzmanlara sorduk. Ve sizler için keyifli bir mini test hazırladık.
| | |
Uzun yıllardır, foto yaşlanma, hormonal yaşlanma ve kronolojik yaşlanma üzerine yapılan araştırmalar sonucunda uzmanlar, aslında pek çok kadının gerçek cilt yaşında olmadığı sonucuna vardılar. 18-70 yaş arasındaki kadınlar arasında yapılan testler, cildimizde oluşan ince çizgi ve kırışıklıkların farklı nedenlere bağlı olduğunu gösteriyor. Ciltte kolajen ve elastin eksikliğine ve mimiklerimize bağlı olarak ortaya çıkaran ilk çizgiler, genelde alın bölgesinde başlıyor. 30?lu yaşlardan itibaren tanıştığımız göz altı çizgileri, onu izleyen dudak çevresi kırışıklıkları ve boyun bölgesinde meydana gelen sarkmalar özellikle 50 yaş ve üzerindeki kadınların kabusu olarak hayatımıza giriyor. Cildi üç farklı bölümde inceleyen uzmanlar, her bölgede meydana gelen çizgi, boşalma ve sarkmalar için farklı yöntemler öneriyorlar. Teknolojinin yoğun olarak kullanıldığı estetik ve plastik cerrahide, daha genç ve gerginbir cilt yaratmak için cildin dolgu, yağ transplantasyonu, dermabrazyon gibi ihtiyaçlarını bilimsel olarak belirleyen detaylı bir analiz yapmak şart.
Cildinizin gerçek yaşı ne? Kronolojik yaşlanma, hormonal etkenler, güneş, genetik faktörler ya da stres, bizleri erken yaşta cildimizde kendini göstermeye başlayan çizgilerle tanıştırıyor. Burada önemli olan, yüzyüze kalacağımız risk faktörlerini belirlemek ve bu riskleri en aza indirmek için önem almak. Onu oluşturan milyarlarca hücrenin nasıl yaşaması, davranması ve hareket etmesi gerektiğine karar veren cilt, 30'lu yaşlardan itibaren yorulmaya, dış etkenlerden ve stresten daha fazla etkilenmeye başlıyor. Buna beslenme alışkanlıkları ve güneşte kalma süresi de eklenince cildin kendini yenileme süreci yavaşlıyor ve ince çizgiler belirmeye başlıyor. Yeni gençlik formülleri Zamana karşı koyamayan cildimiz gerçekten ne durumda? Bugün gelişen teknoloji ve yeni estetik müdahaleler sayesinde uzmanlar cildin gerçek yaşını tam olarak tespit edip, her bölgesi için farklı bir hareket planı belirliyor. Bunun nedeni ise evrensel güzellik anlaşına göre hareket edip, objektif bir bakış açısıyla kendilerini genç ve güzel hissetmek isteyen kadınları bu hayallerini en kısa zamanda sağlıklı bir şekilde gerçekleştirmek. Son yıllarda estetik cerrahide yaşanan gelişmeler, doğru zamanda, doğru hareket edildiği taktirde kadınlara sonsuz gençliğin artık bir hayal olmaktan çıktığını müjdeliyor. |
03 Mayıs 2007 09:48 · cindy
· Etiketler
SIRTTAKİ KOYU LEKELER TEHLİKELİ Mİ?
Sırttaki koyu lekelerden korkmak gerekmez. Bu lekeler çoğunlukla sırtın üstlerinde, dekolte boyunca ortaya çıkarlar. Pek estetik görünmezler ancak bu lekelerin benlerle alakası yoktur. Sadece son senelerde güneşe fazla maruz kaldığınız anlamına gelir.
Tatile çıkarken valizinize yüksek korumalı kremler koymayı unutmayın. Sağlıklı bronz bir ten için koruma faktörlerinin gerekliliğini tekrar tekrar hatırlayın.
BÜYÜYEN BENLERE NE YAPMALI?
Ben büyüyorsa, yayılıyorsa, kenarları düzensizse, kırmızımsı bir haleyle çevriliyse, kaşınıyorsa... kısacası son zamanlarda farklılık gösteriyorsa; mutlaka bir cilt doktoruna baş vurmalısınız. Benlerin alınması asla kansere neden olmamıştır!
Bir cilt doktoruna vaktinde gösterilen, gerekiyorsa ameliyatla alınan bir ben böylece her yönüyle incelenecek ve olası habis bir melanomun erken tanısına yardımcı olacaktır.
AÇIK TEN BOL BEN TEHLİKELİ Mİ?
Renkli gözleriniz, çok açık ten renginiz ve
20’ nin üstünde beniniz varsa riskli bir kişisiniz!
İşi ciddiye alarak her iki senede bir benlerinizi bir cilt doktoruna kontrol ettirmenizde, hatta benlerinizin durumlarını kontrol altında tutmak için belli aralıklarla resimlerini çektirmenizde büyük fayda var.
Bazı benlerin avuç içlerine, ayak tabanlarına
veya ağız mukozasına yerleşmek gibi kötü
seçimleri olabilir. Bu gibi durumlarda da kuşkucu
olmakta yarar var.
MELANOM İRSİ MİDİR?
Melanom deri kanserlerinden biridir. Erken yakalandığında tamamı ile tedavi edilebilirken; geç yakalanan, ilerlemiş vakalar öldürücü olabilir.
Evet melanom irsidir. Ne yazık ki ailenizdeki bireylerden birine melanom tanısı konmuşsa,
sizde de çıkma olasılığı vardır. Benlerinizi düzenli olarak cilt doktorunuza gösterin ve gelişim ya da değişimlerini mutlaka takip edin.
GÜNEŞ KREMİ MELANOMDAN KORUR MU?
Hayır, güneş kremi kişiyi melanomdan korumaz. Güneş kremleri çok sık ve bol miktarda kullanılmaları şartıyla sadece güneş yanığına karşı koruma sağlar. Ancak UVA (yakıcı) ışınlarının cilde derinlemesine nüfuz etmesine mani olmaz.
03 Mayıs 2007 09:36 · cindy
· Etiketler
cilt çatlakları
Çatlaklar, cildin aşırı gerilmesi sonucu derideki elastik dokunun kırılması ile oluşuyor. Başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte olan büyüklü, küçüklü bu çizikler zamanla sedefli beyaz bir renge dönüşüyor.
En çok, karın, kalça, baldırlar ve göğüslerde görülen çatlakların oluşumuna önemli kilo değişimleri, hamilelik gibi durumlar neden oluyor (daha ayrıntılı bilgi için tıklayın)
Peki, neden her hamile kadında ya da her kilo alıp-vermiş kadında görülmüyor? İşte bu konuda pek eşit değiliz. Cilt yapımız oluşum olasılığında çok etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın.
Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ama, oluşumlarını ısrarlı bir bakımla engellemek mümkün.
İşte yolları:
1 - Cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. Kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır.
--------------------------------------------------------------------------------
2 - Bol, bol su için.
--------------------------------------------------------------------------------
3 - A, E ve C vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin.
--------------------------------------------------------------------------------
4 - Spor yapın.
--------------------------------------------------------------------------------
5 - Kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın.
--------------------------------------------------------------------------------
6 - Hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin.
03 Mayıs 2007 09:20 · cindy
· Etiketler
Sonsuz Güzellik - 20 yaş (Önceden Davranmak)
BESLENME
Son zamanların modasına uyup, fast-food mu besleniyorsunuz? Bu durumda az sebze ve meyve tüketiyor, su veya süt yerine gazlı içecekler içiyorsunuz demektir. Alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekiyor, çünkü güzel bir cilt önce tabakta başlar.
20'li yaşlarda vücudun en çok demir ve kalsiyuma ihtiyacı vardır. Ama genç kadınlar bunları pek tüketmezler. Demir eksikliği kanda hemoglobin azalmasına ve hücrelere yeterli oksijen taşınamamasına neden olur. Bu da enerji azalması, enfeksiyonlara karşı direnç düşüklüğü ve ciltte kötüye gidişle kendini gösterir. Böyle bir duruma sebebiyet vermemek için demir bakımından zengin yiyecekler tercih edin: et, bazı deniz ürünleri, sebzelerin yaprakları ve baklagiller gibi.
Kalsiyum ise kemik gelişimine yardımcıdır. 20-30 yaş arası kemik yoğunluğunu artırmak önemlidir. Kalsiyumun belli başlı kaynakları, süt, baklagiller, yeşil sebzeler ve cevizdir. Ayrıca, vücutta var olan kalsiyumu azaltacak, alkol, sigara ve kahveden uzak durulmalıdır.
Protein, kas, cilt ve saç dokularının iyi kalitede olması ve antikor üretimi için gereklidir. Ayrıca enerji için vücuda süper bir yakıttır. Protein için, et, yumurta, süt ürünleri, soya, baklagiller, ceviz, keten tohumu, kabak çekirdeği ve ay çekirdeği tüketin.
Yemek aralarında, kalsiyum ve protein açısından pratik yiyecekler tercih edin. Örneğin, küçük kutularda yoğurt yiyebilirsiniz.
Ve...sigara, sigara, sigara. Kanser riskini bir tarafa bırakırsak, nikotinin cildin erken yaşlanması üzerinde yıkıcı etkileri vardır. Gözenekleri tıkar, cilt rengini soluklaştırır, cildi nemsizleştirir, sigara içerken yapılan hareketler göz çevresinde kaz ayaklarına ve dudak çevresinde kırışıklıklara neden olur. Eğer yine de sigaradan bir türlü vazgeçemiyorsanız günde en az 30 mg C vitamini almaya çalışın: bir portakal yiyin, 70 mg C vitamini içerir.
BAKIM
YÜZ BAKIMI
Sağlıklı bir cilt için bakım 3 aşamadır: temizlik, nemlendirme ve arındırma.
Cildinizi sabah ve akşam mutlaka temizlemeniz gerekir. Sabunsuz temizleyiciler tercih edin. Cildinizi iyice durulayıp, kuruladıktan sonra alkolsüz bir tonik uygulayın. Tonik, gözeneklerinizi sıkılaştıracak, cildinizin pH dengesini düzenleyecek ve temizleyici ürünün artıklarını alacaktır. Temizleme işleminden sonra cildinize ihtiyacı olan nemi vermek için cilt tipinize uygun nemlendirici bir ürün uygulayın.
Cildiniz yağlıysa haftada 1 kez, kuru ise 2 kez arındırıcı bakım uygulayın. Böylece hem cildinizi ölü hücrelerden temizlemiş hem de siyah nokta oluşmasını engellemiş olursunuz.
25 yaşından sonra göz çevrenizde belirmeye başlayan ince çizgilerin silikleşmesi ve derinleşmemesi için bir göz çevresi kremi kullanmanız yerinde olacaktır. Ayrıca çok yorgun olduğunuz zamanlarda canlandırıcı bir serumla mini bir kür de uygulayabilirsiniz.
Cildiniz yaşınız gereği güzel ve pırıl pırıl. Şanslısınız ama bunu devam ettirmek için dış etkenlerden özellikle de güneşten cildinizi mutlaka koruyun; sokağa çıkarken güneş koruma faktörlü bir krem kullanmayı alışkanlık hale getirin...kışın bile! Hiç aklınızdan çıkarmayın, güneş ışınları cilt yaşlanmasından % 70 sorumludur.
VÜCUT BAKIMI
Banyo veya duşta sabunlanmadan önce dirsek, diz ve topuklarınızı doğal bir sünger veya banyo eldiveni ile sürtün. Böylece bu bölgelerinizde pürtükler oluşmasını engellemiş olursunuz. Haftada 1 kez de vücudunuzu ölü hücrelerden arındırın.
Banyo veya duştan sonra tüm vücudunuzu nemlendirin. Cildiniz yağlı veya normal ise losyon veya süt; kuru veya nemsiz ise krem tercih edin. Bu yaşlarda bakımınıza verdiğiniz önemin ileride pek çok faydasını göreceksiniz.
MAKYAJ
Altın kural: doğal olun. Cildinizi kat kat ürünle doldurmayın. Sizin yaşınızda yüzünüzün sadece bazı bölgelerini vurgulayıcı makyaj yapmanız yeterli: gözler veya dudaklar.
Nötr renkler tercih edin: pembemsi bej, hafif bir kahve tonu, uçuk pembe gibi. Parlak ve yoğun renkleri daha çok gece çıkarken kullanın.
Bu yaşlarda fondöten kullanmanız gerekmez. Toz pudra ile cilt renginizi eşitleyebilir ve parlamayı engelleyebilirsiniz. Ama illa ki kullanmak istiyorsanız, o zaman kompakt bir fondöten tercih edin ve nemli bir sünger yardımıyla sadece yüz konturuna ve burnunuza uygulayın. Bir diğer uygulayabileceğiniz yöntem ise, nemlendiricinizin içine biraz fondöten karıştırıp sürmektir. Böylece yaşınıza uygun ve oldukça doğal bir görünüm elde edersiniz. Yanaklarınıza hafifçe dokunduracağınız pembe bir allıkla ten makyajınızı tamamlayabilirsiniz.
Dudaklarınıza ise açık renk bir ruju ince bir kat olarak sürün, üzerine bir kat da parlatıcı uygulayın.
Kaşlarınızı fazla almayın. Bilin ki yaşınız ilerledikçe zaten azalacaklar. Bir öneri: bir estetisyene danışarak kaşlarınızın doğal hattını belirleyin ve kaşlarınızı alırken bu hatta sadık kalın.
30 yaş: (Cilt Bakımını Ciddiye Almak)
30 yaşla birlikte ciltte ilk yatay çizgilenmeler başlar...bunlar ilk S.O.S. sinyalleridir! Panik yok: bilinçli ve düzenli bakımlar yeterli olacaktır.
BESLENME
Artık yaş gereği hayatın tam içindesiniz. İş veya ev kadınlığı, evlilik, annelik gibi pek çok sorumluluğunuz var. 20'li yaşlara göre daha stresli ve yorgun olmanız doğal. 30'lu yaşlar genellikle kadınların kendilerine fazla vakit ayırmadıkları yaşlardır. Beslenme düzeni de genelde bu yaşlarda bozulur, fazla kilolarla bu yaşlarda tanışılır.
Yorgunluğa karşı enerji kazanmak için proteinli yiyeceklerden yardım alabilirsiniz. Sadece et değil, yoğurt, peynir ve cevizi yemek listenizden eksik etmeyin. Her öğünde 7 g. protein almanız kaybettiğiniz enerjiyi geri kazanmanız için yeterlidir. İçecek olarak su ve meyve suyu tercih edin.
Öte yandan, fazla kilo almaktan korkuyor olabilirsiniz. Etten ve tüm yağlardan sakınmak tek çözüm değildir. Yağ asitleri ve protein eksikliği bedensel ve zihinsel zayıflamaya neden olabilir, bu nedenle bunları sofranızdan tamamen kaldırmanız çok doğru değildir.
30'lu yaşlarda çocuk sahibi olmak projeler arasındadır. Hamilelik sırasında doktor kontrolü altında fazla kilo almamaya dikkat edin.
BAKIM
YÜZ BAKIMI
30'lu yaşlarda epiderm daha hızla nem kaybeder. Ciltte yavaş yavaş elastikiyet, dirilik ve canlılık kaybı başlar, 20'li yaşlarda başlayan ilk çizgiler daha belirgin hale gelir. Stres ve yorgunluk ciltte parlaklık azalmalarına neden olur. Bu sizi tedirgin etmesin, sadece cildinize karşı dikkatli ve özenli olmanız yeterlidir.
Günlük bakımınız yeni hücrelerin oluşumunu ve kolajen sentezini harekete geçirecek, cildi besleyecek, üst katmanları nemlendirecek ve serbest radikallerle savaşacak özelliklere sahip olmalıdır. Bu arada yüz bakımınıza verdiğiniz önemi boyun ve dekoltenize de vermelisiniz.
Göz çevresindeki derinin ince olmasından dolayı özel olarak göz çevresi için hazırlanmış, yağlı olmayan ürünler tercih edin. İlk kırışıklıklar göz çevresinde başlar unutmayın. Uyandığınız zaman gözlerinizde şişme oluyorsa çayla kompres uygulayın.
30'lu yaşlarda haftalık arındırma mutlaka gereklidir. Haftada 1 kez cildinizi arındırıcı bir ürünle ölü hücrelerden temizleyip, hemen arkasından cildinizin ihtiyacına göre besleyici, nemlendirici veya güçlendirici bir maske uygulayın.
İlkbahar ve sonbaharda yaz güneşinden veya kış soğuğundan yıpranan cildinizi toparlamak için konsantre bakım ürünleriyle minik bir kür uygulamanız yerinde olur.
Unutmayın, sadece cilt bakımı uygulamak yeterli değildir; yaşam tarzınız, beslenme alışkanlıklarınız da cilt sağlığı için önemli faktörlerdir. Alkolden, sigaradan, çok sıcak veya çok kuru ortamlardan, fazla güneşlenmeden, uykusuzluktan ve mümkün olduğunca stresten uzak bir yaşam tarzını benimseyin.
VÜCUT BAKIMI
30'lu yaşlarda dolaşım sistemi tembelleşir, hücre değişimi yavaşlar, toksin birikimi artar. Sonuç: daha belirgin bir selülit. Bu sorun için çok da fazla çözüm yoktur. Evde veya enstitülerde yaptırılan masajla dolaşımı hareketlendirmek, spor yapmak, doğru beslenmek, güçlendirici ve sıkılaştırıcı vücut bakımları yapmak gerekir.
Göğüsleriniz de hafif de olsa sarkma başladıysa ya da önlem olarak onlara dirilik kazandırmak istiyorsanız pektoral kasları geliştirecek egzersizler yapın, duştan ve banyodan sonra göğüslerinize soğuk duş tutun. Dik durmaya özen gösterin.
Haftada 1 kez vücudunuzu ölü hücrelerden arındırıcı bir ürün uygulayın. Özellikle topuk, dirsek ve dizlerinizde inatçı davranın. Banyo veya duştan sonra nemlendirici bir süt veya kremi tüm vücudunuza uygulayın; eğer deriniz çok kuruysa vücut yağları ile besleyin.
MAKYAJ
Yüzünüzü bembeyaz gösterecek açık renkli pudralar kullanmayın, hafif bronzluk verenleri tercih edin. Bronz renkli pudralar hem her cilt rengine uyar hem de daha sağlıklı ve canlı bir görünüm sağlar. Bronz pudrayı yanaklarınıza, kaş altlarınıza, alnınıza ve çenenize hafifçe uygulayın.
Makyajınızda mutlaka denge sağlayın: ya gözlerinizi ya da dudaklarınızı vurgulayın.
Gözlerinizin altında yorgunluktan oluşan halkalar varsa, asla alt göz kapağınıza eye-liner ve rimel uygulamayın. Bu, halkaları daha belirgin hale getirir. Böyle bir durumda tüm üst göz kapağınıza açık tonda bir far sürün ve üst kirpiklerinize tek kat rimel uygulayın.
40 yaş:( Kazanılanları Korumak)
40 yaşla birlikte yaş çizgileri belirgin hale gelmeye başlar. Yüz çok
hafif de olsa aşağı doğru düşer. Daha organize bir hayat ve daha düzenli bir bakım gerekir.
BESLENME
Aslında 40'lı yaşlar önceleri biraz korkutsa da sağlıkla geçirildiği zaman insana hoş gelen senelerdir. Kazanılmış pek çok tecrübe ve edinilmiş bilgi insana daha yumuşak ve saygın bir ifade verir.
40'lı yaşlar, kolay ve kalıcı kilo almanın ve özellikle kalça ve bacak üstlerinde yuvarlak hatların iyice oturmaya başladığı yıllardır.
Bu son derece normaldir. Özellikle menopoz sırasında aynı yeme alışkanlıklarınızı sürdürseniz de ani kilo almalar yaşayabilirsiniz.
Bu yaşlarda çok sıkı rejimler yaparak aşırı kilo kaybetmek pek akıllıca değildir. Artık dokular gevşemeye başladığı için kilo kayıplarında deride sarkmalar oluşur.
O halde sağlıklı beslenmeye devam etmenin, bu yaşa kadar pek dikkat etmediyseniz ise, sağlıklı beslenmeye başlamanın tam zamanı! En büyük savaşınız serbest radikallerle olmalıdır. Serbest radikaller hem hastalıkların belirmesinde hem de cilt yaşlanmasında önemli bir rol oynarlar. Bu nedenle serbest radikalleri nötralize eden (antioksidan) beta-karoten, C ve E vitamini içeren yiyecekler tüketin. İşte süper antioksidanlar: tüm meyve ve sebzeler, soya, somon ve ton gibi yağlı balıklar, yeşil çay, domates suyu.
Kabızlık sorununuz varsa bu yaşlarda hormonal dengesizliklerden dolayı daha da artabilir. Çözüm? Lifli yiyecekler tercih edin, bol su için ve her gün yarım saat egzersiz yapın. Vücudunuzun su tutmasını engellemek için tuzu azaltın.
BAKIM
YÜZ BAKIMI
40'lı yaşlarda cilt çok daha kolay nem kaybına uğrar, kırışıklıklar ve çizgilenmeler daha netleşir ve cilt elastikiyetini daha hızlı kaybeder. Kırışıklıkları yok edecek bir mucize yok ama geciktirmek, silikleştirmek mümkün. Bunun için nemlendirici, sıkılaştırıcı ve yenileyici bakımlar uygulamak gerekir.
Cilt tipi yaşlandıkça değişir. Cildinizin gereksinimine uygun bakımlar yapabilmeniz için cildinizde meydana gelen değişiklikleri takip edin.
Cilt temizliğinde temizleyici sütleri tercih edin. Bir miktar sütü avucunuza dökün ve son derece yumuşak hareketlerle ve daireler çizerek yüzünüze yayın. Hafif nemlendirilmiş bir pamukla, içten dışa doğru ve alın, yanaklar, çene sırasını takip ederek temizleyin. Süt artıklarını almak ve cildi sıkılaştırmak için alkolsüz ve hafif yapıda bir tonik uygulayın. Tonik yerine cildinizi suyla da durulayabilirsiniz. Ama su mutlaka soğuk olmalı.
Cildinizi nemlendirmek yine en önemli ve mutlaka yapmanız gereken bir bakımdır. Nemini kaybetmiş bir cilt çok daha kolay çizgilenir. Bu yüzden zengin nemlendirici aktifler içeren, kaliteli bir ürün seçin. Hiyalüronik asit ve gliserol, deri katmanlarında suyun tutulmasına yardım eden aktiflerdendir, kullandığınız ürünün içeriğinde bu aktiflerin olmasına dikkat edin. Nemlendiricinizin aynı zamanda yoğun yenileyici ve sıkılaştırıcı ajanlar içermesi de ürün satın alırken dikkat etmeniz gereken diğer bir noktadır.
Boyun en erken sarkan ve kırışan bölgelerdendir. Yüzünüze uyguladığınız bakımları mutlaka boynunuza da uygulayın. Boyun için özel olarak üretilmiş ürünleri kullanabileceğiniz gibi yüzünüzde kullandıklarınızı da uygulayabilirsiniz. Ama dikkat, uygulama yönleri farklıdır: yüzünüze yukarı doğru, boynunuza ise aşağı doğru hareketlerle ürününüzü sürün.
Senede 3-4 kez evinizde konsantre ürünlerle cilt yenileyici bir kür uygulamaya çalışın.
Bir kaç küçük ama önemli ipucu:
- Çift çene veya gerdan oluşmasını engellemek için dik durun ve boynunuzu yukarı doğru gergin tutun.
- Çizgilerin oluşumunu azaltmak için sırt üstü uyumaya gayret edin.
VÜCUT BAKIMI
40 yaşındaki bir vücudun 3 temel sorunu vardır: kuruluk, yağlanma ve sarkma.
Kuruluğu gidermenin en iyi ve belki de tek yolu, banyo veya duştan sonra yağlı bir kremle tüm vücudunuzu nemlendirmektir. Haftada 2 kez uygulayacağınız arındırma işlemi ise hem ölü hücrelerden cildinizi temizleyecek hem de sırt ve omuzlarınızda oluşabilecek sivilceleri engelleyerek cildinizi pürüzsüzleştirecektir.
Yağlanma özellikle menopoz döneminde daha da hızlanır. Tek silahınız doğru beslenme, egzersiz ve spor yapmaktır. Mümkün olduğunca yürüyün, hareket edin.
Sarkmalar için ise yine en etkin yol egzersiz yapmaktır. Banyo veya duşunuzu hiç bir zaman çok sıcak suyla yapmayın, dayanabileceğiniz sıcaklık yeterlidir. Banyonuz bittikten sonra mutlaka göğüslerinize ve bacaklarınıza soğuk duş tutun. Özellikle bacaklarınıza ve bacak üstlerinize inceltici ve sıkılaştırıcı ürünlerden uygulayabilirsiniz. Mucize yaratmasalar da cildinize sıkılık ve güç verirler.
MAKYAJ
Çizgileri belirsizleştirmek için ten rengi bir kalem kullanın. Kalemle çizgilerin içini hafifçe boyayıp bir süngerle dağıtın. Daha sonra cildi gerici veya nemlendirici özelliklere sahip bir fondöten uygulayın. Tüm yüzünüze uygulayacağınız şeftali veya pembe tonlarında bir pudra ile makyajınızı tamamlayın.
Dudak çevrenizde beliren ince çizgileri kamufle etmek için dudak konturunuzu çok net çizmeyin. En iyisi, kalemle direkt uygulamayıp, fırça ile çizmektir. Çok mat ve çok parlak rujlardan kaçının.
Göz çevresindeki kırışıklıkları saklamak için mat farlar tercih edin; sedefli tonlardan kaçının çünkü çizgileri daha da belirginleştirir.
Makyajınızda soğuk renkler (koyu mor, turkuaz, gök mavisi, koyu kırmızı gibi) kullanmayın; sıcak ve aydınlık renkler tercih edin.
50 yaş:( Yeni Yaşama Alışmak )
BESLENME
Menopoz ve kalp-damar hastalıklarıyla baş etmenin, 50 yaşında da sağlıklı, kaliteli ve güzel yaşamanın en önemli yolu beslenmektir. Omega-3 yağ asitleri yönünden zengin besinleri tercih edin (somon, ton gibi yağlı balıklar, brokoli, semizotu gibi sebzeler). Antioksidan özelliklerinden faydalanmak için bol bol sebze ve meyve tüketin.
Her akşam 1 kadeh kırmızı şarap için; eğer içki ile aranız iyi değilse çekirdekli kırmızı üzüm (kuru da olabilir) yiyin.
Menopozun ve kemik erimesinin etkilerini azaltmak için phytoöstrojen içeren soya yağı ve soya fasulyesi tüketin.
Bitkisel kökenli östrojen hormonu phytoöstrojen içeren besinler tüketmek de özellikle bu yaşlarda çok etkilidir. Soya yağı ve soya fasulyesinde bulunan phytoöstrojen, menopozun kötü etkilerini azaltır, kemik erimesini yavaşlatır ve kötü kolesterolü kontrol altına alır.
Kemiklerinizi güçlendirmek için en önemli minerallerden biri de kalsiyumdur. Östrojen takviyesi almayan, menopozdaki bir kadının günlük kalsiyum ihtiyacı 1200 mgdir. En iyi kalsiyum kaynağı süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünleridir. Yeşil yapraklı sebzeler de iyi birer kalsiyum kaynağıdır. Karnıbahar, brokoli, kurubaklagiller, kurutulmuş meyveler, susam, fındık, pekmez kalsiyum içeriği yüksek gıdalardandır. Limon, portakal, çilek, yumurta gibi besinlerde orta derecede, etler ve diğer taze sebze ve meyvelerde ise daha az derecede kalsiyum bulunmaktadır.
BAKIM
YÜZ BAKIMI
Ne yazık ki, kozmetik ürünleri cildin sıkılığı ve çizgilerin silikleşmesi için artık eskisi kadar etkili değildir. Biyolojik saat daha hızlı çalışmaya başlamıştır. Ama yine de bazı kozmetik ürünler yüzeysel bir yumuşaklık ve satenimsi bir görünüm sağlar.
Bakım rutininize yani temizlik, nemlendirme, arındırma işlemlerinize düzenli olarak devam edin. Tercih edeceğiniz ürünler aktif içerikler açısından daha konsantre, yoğun kıvamlı, hücre yenilemeyi ve çizgileri hedefleyen türden olmalı.
Eğer kozmetik ürünleri sizi yeterice tatmin etmiyor ve kendinizi mutsuz hissediyorsanız, estetik cerrahi, lazer bakımı, kollajen enjeksiyonu veya botox gibi yöntemlerden yardım alabilirsiniz. Ama bu konularda iyi araştırma yapın, bilinçli olun ve mutlaka uzman hekimlerle işbirliği yapın. Unutmayın, önce sağlık!
Çene altında iyice beliren gıdığa gelince, dik durun ve o bölgeye dairesel masajlar uygulayın.
Yüzünüzde beliren lekeler için leke açıcı kozmetik ürünlerinden yararlanabilirsiniz. Çoğalmalarını önlemek için yaz-kış sokağa çıkarken yüksek koruyuculu bir güneş kremi kullanın.
VÜCUT BAKIMI
50’li yaşlarda cilt fazlasıyla nem ihtiyacı içindedir. Nemsizliği giderici yoğun ürünlerle günde birkaç kez nem takviyesi yapın. Özellikle sarkmaya daha çok meyilli olan kol içleri, bacak içleri, göğüsler, karın, kalça ve dizlerinize düzenli olarak masaj yapın ve yoğun içerikli sıkılaştırıcı ürünler kullanın.
MAKYAJ
Kaş hattınızı ihmal etmeyin. Silikleşmiş bir kaş sizi olduğunuzdan yaşlı ve yorgun gösterir. Eğer kaşlarınız seyrekse bir kaş kalemiyle rötuşlar yapın. Daha sonra çizgilerin doğal görünmesi için kaşlarınızı fırçalayın.
Yüzünüzde lekelenmeler varsa makyajdan önce bir kapatıcıyla onları kamufle edin. Daha sonra fondöten uygulayın.
Yüzünüzü ve göz çevrenizi asla çok pudralamayın, tüm çizgileriniz olduklarından fazlasıyla ortaya çıkar. Şeffaf pudralar tercih edin ve hafifçe uygulayın.
Makyajınızda, donuk ifade veren beyaz; çizgileri daha belirgin hale getiren sarı; yorgun ve soluk bir görünüm veren gri tonlardan kaçının. Abartılı ve yoğun makyaj yerine hafif ve ifadenize aydınlık katacak şeftali, pembe tonları tercih edin.
03 Mayıs 2007 09:14 · cindy
· Etiketler
Unutmayın!
--------------------------------------------------------------------------------
*Yapı olarak yüzünüz ve özellikle göz bölgeniz su mu tutuyor? İşte size bir sır: sırt üstü uyuyun ve sertçe bir yastığı hafif dik olarak kullanın. Böylece sıvıların gece boyu yüz bölgenizde birikmesine mani olabilirsiniz.
*Yapılan araştırmalara göre ergin kişilerde kalsiyum eksikliği olanlar büyük oranda. Her gün 1 bardak süt içmeyi alışkanlık haline getirin. Faydasını ilerleyen yaşlarda göreceksiniz.
*A Vitamini kullanmadığınız geceler antioksidan içeren kremler kullanmaya çalışın. Güneş ışığı ve açık havada bulunan serbest radikaller cildinize zarar verir. Antioksidanlar ise cilde zarar veren serbest radikallerle savaşta yardımcıdır.
*İçine su eklenmiş toniği bir sprey şişesine koyarak buzdolabında muhafaza edin. Bunu yaz aylarında bir serinletici veya genel anlamda bir cilt yenileyici olarak uygulayın.
*Güzel bir cilt için en önemli ipucu sağlıklı bir hayat sürdürmektir. Cildinizin güzelliği her şeyden önce sağlıklı bir ortamda, sağlıklı besinler yemenize bağlıdır. Hayat boyu güzel bir cilt için bol bol su için, spor yapın, kısaca...sağlıklı yaşayın.
03 Mayıs 2007 09:09 · cindy
· Etiketler
Cilt temizliği için...
--------------------------------------------------------------------------------
- Yüzünüzü temizlerken alın çizgisi ve kaşlar dahil tüm yüzünüze temizleme malzemesi sürün. Yoksa bu bölgelerde yağlanma veya kepeklenme olabilir. Temizlik sırasında sürtünme kat sayısını azaltmak için yüzünüzü bir bez veya süngerden ziyade ellerinizle yıkamaya özen gösterin. Yüzünüzü yıkadığınız suyun ılık olmasına çalışın: ılık su sabunun yağ ve kirleri daha iyi eritmesine yardımcı olur.
- Cildinizi temizledikten sonra mutlaka tonik uygulayın. Toniğinizi uygulamak için sentetik değil doğal pamuk kullanın. Doğal pamuk cildi daha homojen şekilde silerek kiri daha iyi temizler.
- Sıcak banyo yaparken yüzünüzün aldığı buhar cildiniz için bir derinlemesine temizlik şölenidir. Buhar sayesinde gözenekleriniz açılır ve yüzünüz maske yapmanız için en elverişli duruma gelir.
- Yüzünüzü ölü hücrelerden temizlerken sert hareketlerden ve zorlamalardan kaçının. Ölü hücreler cilt yüzeyindedir ve hafif bir sürtme hareketiyle kolayca dökülür. Aksi taktirde henüz dökülmeye hazır olmayan hücreleri de zorlamanıza ve netice olarak kılcal damarların yüzeye çıkmasına, koruyucu yağların yok edilmesine ve cildinizin tahriş olmasına sebep olabilirsiniz.
- Tüm sabunlar alkali içerir ve alkali cildin üst tabakasına zarar verir. Normal cilt bu zararı yenileyerek bertaraf eder ancak fazla sabun kullanımı bu zararın oranını artırabilir. Bu da cildin kuruyup pul pul dökülmesine neden olabilir. O halde hangi sabunu kullanmalı?
En güvenli sabun en basit olandır. Parfümsüz, katkısız ve basit sabunlar seçin ve durulama konusuna önem verin
Kuru ve hassas ciltler için...
--------------------------------------------------------------------------------
- Duş veya banyo yaptıktan sonra mutlaka cildinize nemlendirici uygulayın. Hatta bu işlemi hafif nemli olan cildinize yaparsanız nemin cildinizin üst katmanlarına hapsedilmesini de sağlayabilirsiniz.
- Yatak odanızda buhar makinesi kullanarak ortamın nemlenmesini sağlayın.
- Cildinizi temizledikten sonra havlu ile yüzünüze bastırmadan hafifçe kurulayın, hiç bir zaman kendi kendine kurumaya bırakmayın çünkü bu nemsizlik oranını artırır.
- Fazla sıcak su cildinizdeki doğal yağın yok olmasına neden olabilir. Ilık ya da serin suyla yıkarsanız cildiniz daha sağlıklı kalacağı gibi kendinizi daha iyi hissedersiniz.
- Cildiniz hassas ise, parfümlü ve alkol bazlı ürünleri mecbur kalmadıkça kullanmayın. Bakım ürünlerinizi sık değiştirmekten kaçının. Alerji veya kızarıklık riski büyüktür.
Cilt esnekliği ve çizgiler için...
--------------------------------------------------------------------------------
- Yüzünüzde oluşan ince çizgilerle başa çıkmak için bir kaba salatalık suyu sıkarak bunu ince bir bez yardımıyla yüzünüze uygulayın. Salatalık doğal bir sıkılaştırıcı olmanın yanı sıra, yüzünüz için bir tonik görevi de görecektir.
- Cildi susuz bırakmak kırışıklıklara davetiye çıkarmaktır. Nemlendirici kremlerin yanı sıra bol bol su içmelisiniz. Özellikle geceleri yatmadan önce bir bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.
- Cildinizin esnekliği için sabit bir kiloda kalmaya özen gösterin. Büyük kilo farklılıkları cildin esnekliğini kaybetmesine neden olur.
- Gülümsemekten hiç vazgeçmeyin: Hem kendinizi iyi hissedersiniz, hem de ağzınızın etrafındaki bağlayıcı dokuların sıkılaşarak yüz şeklinizin korunmasına yardımcı olursunuz.
Gözler için...
--------------------------------------------------------------------------------
- Göz çevresine krem kullanırken hafif bir batma hissederseniz normaldir. Bu bölge çok hassastır. Püf noktası kremi göz çevresinden içe doğru yedirerek kullanmak, böylece kremin bu bölgeye daha iyi nüfuz etmesini sağlamaktır.
- Gece kullanılan göz çevresi kremlerinde nemlendirici aktiflerin olması önemlidir. Ayrıca, sabah şişliklerini önlemek için kreminizin uygun olduğunu kontrol edin. Kremin uygulanırken göze temas etmemesine özen gösterin.
- Gözleriniz yorgunsa, soğuk salatalık dilimlerini 3 dakika göz kapaklarınızın üzerinde tuttuktan sonra soğuk suyla gözlerinizi yıkayın.
- Göz altı halkaları için bir bitkisel çözüm: gözünüze 15 dakika boyunca papatya poşet çay veya salatalık dilimleri uygulayın, sonra soğuk suyla iyice durulayın.
- Gözleriniz şişse, bunun nedeni o bölgede toksin ve sıvıların birikmesidir. Şişlikten kurtulmak için göz kapağının çevresine hafif bası uygulayabilir veya soğuk süte batırılmış pamukla 10 dakika kompres yapabilirsiniz.
Ürün uygularken...
--------------------------------------------------------------------------------
- Nemlendirici uygularken boyun kısmını sakın unutmayın. Bu bölgede mani olabileceğiniz her kırışık genç görünmeniz için bir artı olacaktır.
- Güneş cildinizin nem dengesini bozar. Bu durumda haftada 1 veya 2 kez nemlendirici bir maske uygulayın. Maske cildinizin kana kana su içmesini sağlayacak, doğal rezervlerinin yenilenmesine yardımcı olacaktır.
- Sabahları gündüz kreminizi sürdükten sonra 15 dakika bekleyip makyajınızı öyle yapın. Böylece hem kreminiz cildinize daha iyi nüfuz edecek, hem de makyajınız daha sabit olacaktır.
- Biten kremlerinizi son damlasına kadar kullanma çabaları sırasındaki sıkıntılarınızı hatırlayın. Bir küçük ipucuyla bu sıkıntıları unutabileceksiniz: tüplerin ağzı kapalı durumdayken 3-5 saniye kadar akan sıcak suyun altında tutun. Son damlaların rahatça aktığını göreceksiniz.
- Güzellik salonuna gitmeye vakit yok mu? Haftada bir kez, 1 kaşık süt tozu, ½ kaşık süt, 1 damla balı macun haline gelinceye kadar karıştırın. Bu macunu yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 10 dakika kadar kurumasını bekleyin. Soğuk suyla durulayın. Sonuç: yumuşacık, pürüzsüz ve canlı bir cilt.
Yüz masajları
--------------------------------------------------------------------------------
- Göz masajı: Gözlerinizi kapatın. İşaret parmağınızı göz pınarınızdan alt kirpik diplerinizi takip ederek şakaklarınıza doğru bastırarak hareket ettirin. Bu masaj göz altı torbalarının ve kaz ayağı çizgilerinin oluşumunu engelleyecektir.
- Dudak masajı: Her iki elinizin işaret parmaklarını üst dudak ortasından başlayıp alt dudak ortasına kadar dairesel hareketler yaparak dudak çizgisi boyunca hareket ettirin. Bu masaj dudak çevresinde ince çizgilerin oluşumunu azaltır.
- Boyun masajı: Başınızı hafifçe yukarı kaldırın. Ellerinizi birbiri ardına değiştirerek, parmak uçlarınızı boynunuzun altından çenenize doğru hareket ettirin. Masajın etkisini artırmak için birkaç damla öz yağı kullanabilirsiniz.
03 Mayıs 2007 08:44 · cindy
· Etiketler
Krem seçerken cilt tipinizi ve yaşınızı göz önünde bulundurmanız gerekir:
Genç ciltler: Aşırı sebum salgısını, sivilce ve siyah nokta oluşumunu, cildin donuklaşmasını önleyen ve UV koruyucular içeren ürünler tercih edin.
Yağlı ciltler: Cildinize maksimum nem sağlayacak, yağsız ve jel yapılı ürünler kullanın.
Normal ve karma ciltler: Cildinize yumuşaklık ve hafif mat bir görünüm kazandıracak akıcı kıvamlı (emülsiyon) ürünler seçin.
Kuru ciltler: Cildinizdeki kuruluğu ve nemsizliği gidermek, ışıltı ve esneklik kazandırmak için zengin içerikli ve yağlı ürünler tercih edin.
KREM SÜRERKEN;
Bir bakım kremini doğru olarak uygulamak kremin etkilerini artırıcı bir adımdır.
Krem sürmeden önce ilk şart hem yüzün hem de ellerin temiz olmasıdır.
Kreminizi dairesel hareketlerden oluşan hafif bir masajla cildinize sürün. Böylece kan dolaşımı hızlanarak hem cildinizi rahatlatacak hem de kremden maksimum fayda almanızı sağlayacaktır. Uygulamayı şu sırayla yapın: alın, burun, burun kanatları, elmacık kemikleri, şakaklar, yanaklar ve boyun.